Gap Tarım ve Haber Dergisi

Gap Tarım ve Haber Dergisi

İLK AĞACI KİM DİKTİ

İLK AĞACI KİM DİKTİ
1 views
25 Ocak 2026 - 12:33

Bu başlık yaratmak ve yok etmek arasında bir yerde duruyor.

Anlamlı şeyler üretmek, değer oluşturmak, kendinden bir şeyler katmak, güzel bir miras bırakmak.

Başlıktan yola çıkarsak, paleobotanik ya da bilimsel bir yaklaşım ile ele almayacağım. Daha çok varoluşsal bir kurgu üzerinde hareket etmeyi düşünüyorum.

Değer yaratmak için hayatındaki anlamı bulmak gerekir. Mana olmadan madde olmaz, madde olmadan değer kurulamaz.

Evet! İlk ağacı kim dikti…

Manayı yitirdiğimiz bir Dünya’da yaşıyoruz. Doğa’yı hunharca işgal etmiş durumdayız. Ben bir ağaç dikmekten öte bir kaygı taşıyorum. Herkesin bu kaygıyı içinde taşıması gerektiğini düşünüyorum.

Özellikle insanlık tarihinin ilk çıkış merhalesinden beri, var olmaya devam eden kentlerin, doğaya olan saygın tutumunu, nasıl yitirdiğini merak ediyorum.

Kimler doğayı kendi çıkarı uğruna katletmeyi bir amaç haline getirmiştir. Bu bilincin Yok olmasına ön ayak olan kimlerdir?

Maalesef ki şöyle bir gerçeği inkar edemiyoruz. Yapay bir dünya inşa ettik lakin doğal yaşamdan da kopamıyoruz.

Şunu biliyoruz ki araçsallaştırdığımız her şeyi doğal yaşam içerisinde yaratıyoruz. Bu yaratım bazen bir kılıçtır.

Bazen bir kördüğüm. Devinip durduğumuz… Takdir doğa’nın iltimas bizim.

Sevgi doğa’nın nefret bizim. Affetmek doğa’nın yok etmek bizim Merhamet doğa’nın kibir bizim.

Güzelim memleketim demek isterdim.

Tüm klişeleri ayakları altına alıp, İbrahim’in baltası olan memleketim. Putlar ayağa kalktı.

Esaretine duvak ördüler.

Mahkeme salonlarında avukatın cübbesini giyip, nemrutlara nutuklar dizen ibrahim. Ağaçları, bahçeleri, yaşadığın memleketi kurban ettiler.

En yüksek Duygu merhalesi şiir değil midir?

 

Ağac’a, ibrahim’e doğaya yazılacak en güzel duygu şiir değil midir?

Gelelim konumuza, biraz fazla kaptırdık kendimizi sanırım. Ne de olsa en büyük sancılar, en büyük özlemler, sanatsal imgelerle anlatılır.

Bu özlemimizi Evliya Çelebinin 1649 yılında, Urfa’yı ziyaret ettiği esnada, seyahatnamesinde Urfa ile ilgili şöyle bir ibare geçer. ‘’ Bu Urfa şehrinin Harran tarafına Halil Nehrinin tarafı baştan başa bağ, bahçe ve müşebbek bostanlar olduğundan yazda kışta sebzeleri boldur…’’

Bu güzelim tarih neden tekerrür etmiyor! Kimlere kurban ediliyor.

Başka bir Urfa vardı da bizim mi haberimiz yoktu. Evliya Çelebi farklı bir evrenden mi bahsediyor yoksa.

Peki nerede bizim bostanlarımız,bağımız,bahçelerimiz,  ağaçlarımız…

 

Bizi 60 derece sıcaklığa mahkûm eden, ağacın gölgelerine sığınmayı halkına çok gören bir zihniyetin, bütün dinamikleri sorgulanmalıdır.

Çılgınlar gibi beton inşa ediyoruz… Sığınacak bir dalımız bir ağacımız bile yok. O ilk ağacı kim dikecek.

Kim o ruhu halkına sirayet ettirecek.

 

Şunu biliyoruz ki, o ilk ağacı diken Urfalı değil. Çünkü bunun için İbrahim bile feda edildi.

Ve son olarak şunu biliyoruz ki bu çığırtkanlığa sebep olan politikacılardır. Ve gönül rahatlığıyla diyebiliriz ki ilk politikacı kesinlikle Urfalıdır.

 

 

zahit
POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.